Enslaved: Odyssey to the West İncelemesi

Enslaved Odyssey to the West Oyunu İncelemesi

Enslaved Odyssey to the West Oyunu İncelemesi… Her şeyin artık “hiçbir şey” olduğu, dünyanın yerine bambaşka bir dünya kavramının yaratıldığı, bildiğiniz şeylerin hepsinin yeni düzende tortudan başka bir şey ifade etmediği ve bunların niye olduğunu bile bilmediğiniz bir yer hayal edin. Ninja Theory’nin ilk defa iki konsol için de hazırladığı Enslaved: Odyssey to the West’in konusu 28 Gün Sonra’nın senaristi Alex Garland’ın parmaklarından kağıda dökülmüş.

Enslaved Odyssey to the West Oyunu Konusu ve Grafikleri
Enslaved Odyssey to the West Oyunu Konusu ve Grafikleri

Enslaved Odyssey to the West Oyunu Konusu

Köleliğin amaç olduğunu sandığımız, günümüzden 150 yıl sonraki post apokaliptik bir dünyada köle odalarında mahsur kalan Monkey’nin ve Trip’in yolculuğu mech ve steampunk konseptinde bir yolcu gemisinden kaçmaya çalışırken başlıyor. Trip’in geminin devrelerini bozmasıyla serbest kalan Monkey de kapsülden kurtulmayı başararak, neler olduğunu idrak edemeden mavi gökyüzünden Wasteland’e doğru süzülüyor.

New York bambaşka… Gökdelenleri sarmaşıklar sarmış, yemyeşil, araç yok, çıt çıkmıyor. Gözlerinizi kamaştıracak görüntüler ardı ardına geliyor. Monkey, adından da anlaşılabileceği üzere, maymun kıvamında her yere tırmanan, insan azmanı bir şahsiyet. Trip ise yapay zekayı çok iyi kullanıp Monkey’nin kafasına elektrik veren köle bandı takmış, mızmız bir hatun. Monkey, Trip öldüğü zaman kendisinin de öleceğini bildiğinden ve oyun boyunca Trip’in yapay zekasına ihtiyacı olacağından onu sırtında bile taşıyor.

Enslaved Odyssey to the West Oyunu İncelemesi
Enslaved Odyssey to the West Oyunu İncelemesi

Enslaved Odyssey to the West Grafikleri ve Oynanışı

Sessizlik, mech robotların gelmesiyle son buluyor. Tasarımları çok başarılı olan robotlar, ikilinin peşine düşüyor ve Monkey, elindeki sopamsı ama güçleri olan tek silahıyla gücünü konuşturuyor. Tek silah olayı başlarda can sıkıcı gelse de topladığımız kırmızı orb’larla stun ve plazma olarak farklı özellikler kazandırabiliyoruz. Trip’e de komutlar verebiliyoruz; düşmanı oyalaması, bizi iyileştirmesi ve gel deyince gelmesi, sırtımızda taşımadığımız anlarda işe yarıyor.

Hack&slash sahneleriyse kamera açılarıyla zenginleştirilmiş. Bazı son hamlelerden sonra, yavaş çekimde ve yakın kamerayla olan biteni izleyebiliyoruz. Karakter detayları da oldukça tatmin edici; Trip’in bakışlarından ne hissettiğini okuyacak kadar yakınlaşıyoruz bölümleri geçtikçe. Mech’lerin saldırıları ve Wasteland’in karmaşası içinde, Trip ve Monkey ile beraber bu dünyanın neden bu hale geldiğini biz de onlarla beraber öğreniyoruz. Oyunun her şeyi bir yana, en güzel noktası da bu aslında. Oyun akıp giderken, taşlar sandığınız gibi yavaşça yerlerine oturmuyor, aksine oyunu bitirmedikçe neyin peşinde olduğunuzu asla bilemeyeceksiniz ama bilmek ve bitirmek için can atacaksınız!

You May Also Like

About the Author: rakunpelikanoglu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir